elleri kınalım..

Bir Garip KiÅŸisel-LiK Yorum YOK »

bu hafta lal olmuş bi şekilde geçen hafta duyduğum şarkının hangisi olduğunu hatırladım (:
özeti şu aslında: senin duyguğun ibo şarkısı neydi diye sorulduğunda,  tam olarak şuan çalan şarkı diyebildim.

yaptığım araştırmalara göre şarkı 1988 in şarkısı,
tesadüfen duyduğum yer taksim, yine tesadüfen sorulan yer kadıköy de bir dürümcü, enteresandı..
eserekliyim ben diyorum inanmıyorlar (:

Neyse, aslına bakılacak olursa ulan ibo şarkısı da neymiş diyeceksiniz falan ne bileyim hor göreceksiniz, küçük göreceksiniz tü kaka yapacaksınız , olabilir yapabilirsiniz açıkçası çok ta umurumda deil (:

ben yine bu noktaya kada ısrarla okuyan arkadaşlara şarkıdan kısa bir hatırlatma geçeyim :

sevmek en güzel duygu sevmek,
aşka gönlünü vermek,
sevmek derdin dermanı demek..

Ulan bi şarkıdan bu kadar bahsedip neden linkini vermez ki insan diye düşünebilirsiniz, işte bu da benim az önce aa ibo mu diye tü kaka yapan arkadaşlar yüzünden küsüp vermemem ile alakalı veya doğrusu şimdi rapide yükle falan uğraşamam açıkçası..

Şaire sormuşlar neden alkolü bıraktın diye, bırakmadım ara verdim demiş. Bu da günün sözü olsun..

Geçen gün ortalama iki haftadır yaptığım rutin ortaklar caddesinden çiçek alma aktivitemi yine gerçekleştirdim, bu sefer saatin epeğ erken olması sebebi ile benim çiçekçi abla yoktu, diğerinden aldım. O da abla değil teyze idi aslında ama olsun, neyse bir daha ondan çiçek almayacağımı söyleyerek ayrıldım yanında, bozuldu kadın, pek de umurumda olmadı açıkçası, neyse.

aşağı doğru yürürken aa ulan çiçek almış çocuk bak bak yirim bakışları atan bi teyze geçti yanımdan, inceden kulağına doğru bak teyze romantizmi ölmedi deyişime gülmesi komikti (:

Bu bekleme hallerini sevmiyorum aslında, nasıl bir yemekse bu onu da bilmiyorum, tüm aileye yemek verse insan bu kadar uzun sürmez sanırım, uzun süredir bekleme halindeyim. Lakin hala ses yok, neyse canım sıkıldı inceden aslında. Saat te 22.00 ye geliyor, neyse ben beklemeye devam edeyim en iyisi, sessiz..

son dakika: fikir değiştirdim, günün sözü olarak bunu seçiyorum:
Bana hayatın boyunca verebileceğin en güzel hediyeyi senin elinden almak isterim..

püfür püfür..

Bir Garip KiÅŸisel-LiK Yorum YOK »

Yanıyoruz tümden nasıl sıcaklar bunlar, önümüz Ramazan ayı sonumuz hayır olsun, haydi bakalım.

Geçen gün taksimde yürüyorduk, ibo ‘nun eski ÅŸarkılarından biri çalıyordu istiklal caddesinde, eski ÅŸarkı ama baya eski. Ulan hangi ÅŸarkı diye iki – üç gündür düşünüyorum ama bulamıyorum, e bulamamam çok normal aslında. Åžarkıya dair ne bir kelime söz var aklımda ne de melodisini hatırlıyorum, ki melodi hafızamı bilen bilir, iyidir.

Neyse inat ettim şarkıyı bulucam ya, çeşitli şekillerde temin ettiğim ibo arşivini taramaya başladım, lakin kendisini pek sevmem, bi noktada işkence oldu bu arama durumu, yok kardeşim aradım taradım bulamadım, neyse. Bu hafta gidersem taksime o dükkana gidip sorararım sanırım geçen hafta burada çalan bi ibo şarkısı vardı onu bi açın bakim derim sanırım, dermiyim derim.

Neyse, taksim demiÅŸken ciÄŸer veya et seven arkadaÅŸlara ” Canım CiÄŸerim ” diye bir mekanı ÅŸiddet ile tavsiye ediyorum, geçenlerde sevgili Sevgilim ile gittik, doÄŸum günümdü sölemesi ayıptır (: ne ise, mekanın kapısında bi 20 dk. kadar bekledik, ben önceleri of puf falan yaptım fakat sonra, Allahım sonra..

Masaya oturduk böyle bir ikram böyle bir tat yok, orada ki tadın bu kadar güzel olduğunu bilsem sanırım değil 20 dk. abartısız 45-50 dk. beklerdim, gıkım çıkmadan (: Sevgilime burada yine teşekkür ederim, nasıl bir tat bu..

ttnet, ulan bi kere mutlu et beni bi kere huzurlu sorunsuz bir hizmet ver ulan.
hayır, yiyemiyeceğin lokmayı neden ağzına atarsın bilmem ki. Madem orada sorun var ne diye milleti umutlandırıp sonra utandırırsın, bok herifler çok ağır sövecem bak zate sinirliyim, sonra arkadaşım geleyim sana.

Arkadaşım akşam 18 de kına mı olur ya, kına dediğin 20 de falan başlar ya, bu sıcak havada 18 de kına başlar mı? Millet orasından burasından terlicek sonra, hayır ben insanları düşünüyorum, akşam 22 de falan başlatsana kınanı serin serin, püfür püfür takılsın millet oh ne güzel..

Neyse evlenecek arkadaşların kınasının bu saatte başlamasına içerlemiş ve planları alt üst olmuş sinirli bi kişi olarak, çifte mutluluk dilerim, pöf.

ki Sen.

Bir Garip KiÅŸisel-LiK Yorum YOK »

Bir süredir yazmıyorum daha doğrusu yazmıyordum, yazamıyordum. İşyerinde ki iş yoğunluğu arttı malum sorumluluk da artınca dikkat arttı hali ile yorgunluklar çoğaldı. Eve gelip, ulan ne yoruldum ben yine bugün derken buluyorum kendimi çoğu zaman.

Aslında bunlar tırı vırı nedenler, neden yazmadığım çok açık kendime göre. Genelde canım sıkkın olduğu zamanlar evden çıkasım gelmediği için bilgisayarın başında oluyorum, yapacak bir şeyim yoksa dur salınayım biraz şurada diyerek dökülüyormuşum. Hep bir bunalım tripler, Allah’ım ne gereksiz..

Son yazılanlar gerçi mutluluk habercileri baya, o sebeple o yazıların yeri ayrı malum (: neyse hala tam olarak neden yazmadığımı açıklayamadım sanırım (: aslında efendim lafın özü şöyle, o kadar güzel zamanlar geçiriyorum ki, çoğu zaman eve gelip yapacak bir şey bulamayınca öyle uzanıyorum artık, geçirdiğim zamanları düşünüyorum, mutlu oluyorum..

Neyse, artık daha çok yazmaya çalışacağım. Tahmin ettiğimden daha büyük bi kitlem varmış beni takip eden, beni sizler var ettiniz sağ olun var olun şak şak (:

Ulan şaka bi yana dursun, ben romantik bi adammışım, hayır zaten öyle olduğumu biliyordum da (: o romantizmi yine kendimde görmek güzel, bu halimi hak eden biri ile olmak güzel. İnsan sevgilisi ile bir dakika olsun sıkılmaz mı ya, bir of demez mi? Demiyormuş, bir insanın çekilebilitesi (zor bi kelime oldu) ne kadardır size göre? Bana göre üst limit yoktur, sonuna kadar çekerim. Ama şöyle düşün şimdi, ortada çekilecek bir durum yok, nasıl şaka gibi değil mi ? Zamanlar o kadar güzel ki, öyle dolu ki hiç bitmesin istiyorsun..

Papatya ne güzel çiçekmiş…
Bu papatya bitkisini eskiden annem ile toplardık biz, sonra annem çayını yapardı bunun, tadını hiç hatırlamıyorum, bir ara denk gelirsem bi yerden içmeliyim sanırım. Neyse, konumuz papatya çayı veya falı değil. Papatya benim doğa üzerinde varlığından mutlu olduğum en güzel bitki malum, bunun annem ile beraber toplamamız ile veya tanıştığım ilk çiçek olması ile ne kadar alakası var bilmiyorum ama öyle..

Neden güzeldir ve önemlidir papatya ?
. Papatyayı sevgilinize vermek için cebinizde büyük paralar olmasa da olur, hatta cebinizde hiç para olmasa da olur..
. Papatyanın bir tanesi de, on tanesi de karşınızda ki kişide aynı etkiyi yaratır.
. Sarı ve beyaz gibi muhteşem bir uyumdan oluşan papatya, huzur ve aynı zamanda mutluluk verici bir etki yaratır.

aslında böyle gider. Ne bileyim gülün tüm soğukluğuna karşı bir duruştur papatya, tüm sıcaklığı ile. Bir çiçekçi dükkanının pahalı bir sermayesi olmaktansa, bir sokak satıcısının samimi çiçeği Papatya, kır asisi..

Bazen ne çok uzatıyorum konuları, bunun kendimde farkına varıyorum aslında ama elimden gelen bir şey yok (: işine gelen okur, kimseyi zorlamıyoruz..

bugünlük bu kadar yeterli sanırım, bitirmeden sonsöz;
yanlış aşkların peşinden koşarak Seni arıyormuşum. 11.07.09

doÄŸrusu bu.

KapaK 2 Comments »


… fazla söze gerenk yok, çok mutluyuz (: …

bir fotoÄŸraf..

GörseL Yorum YOK »

Bazen şaşıyor insan..
Neden diye soruyor kendine, gülüyor. Gülmeden geçemiyor, öyle bir an gülmek ve fotoğraf çekmek. Daha doğrusu gülerek fotoğraf çekmek, orjinal  bi abimiz, saygı ile anıyoruz. Şuan nerededir ne yapmaktadır o da bilinmez, lakin kolların kısa olduğu bir yaz fotoğrafı olduğu anlamına gelmesi gayet  normal fakat geçen sene eylül-ekim aylarında çekilmiş bir fotoğraf öyle fotoğraflar arasında dolanırken denk geldi koyim dedim (:


1