tüm akıntılar sana çıkıyor..

Bir Garip KiÅŸisel-LiK Yorum YOK »

Hani, motoru arıza yapmış bir gemi rüzgarın estiği yöne doğru seyir eder ya yelkenler eşliğinde. Hani, binicisi üzerinden düşmüş bir at rüzgarı yırtarcasına korkarak ve gittiği yeri bilmeyerek koşar ya. Hani, hani freni patlamış bir araba yokuş aşağı son sürat iner ya kime veya nereye çarparak duracağını bilemeden. İşte, tüm bunlar gibi onlarca yüzlerce felaket senaryosundan sağ çıkmak şansı vardır, tüm rastlantıları reddedip hayata tutunmanın bir anlamı vardır, gelecek.

Oysa gelecek ne bilinmez bir kavramdır, sonunun dahi olup olmadığı tartışmalı fakat su getirmez bir sonun bizi beklediği aşikar, ne karamsar bir kavramdır gelecek. Ne mutlu bir andır yaşamak sevdiğin ile, sevdiğin ile hayal kurmak ne güzel bir gelecektir seni bekleyen, ve hayal. Hayal ne güzel bir rüyadır sevdiğin ile görülen, yanında mutluluk var ise tadından yenmez bir lokmadır.

İşte bunların hepsidir hayat. Hayat dediğin oysa ne basit bir kavramdır sevdiğin ile. Sevmek denen duygunun bir nefes gibi hissedildiği, ve buram buram içeri çekildiği bir duygudur aşk. Aşk ne güzel bir duygudur doğru kişi ile;

aşk; rastlantıdır, gelecektir, mutluluktur, hayaldir, rüyadır, nefes almaktır
Seninle aşk, sondur; aşk = hayattır.

yardır google..

Faydalı Bi$iLeR 1 Comment »

Malum fazlası ile özgür bir ülkede yaşıyoruz, o kadar özgürüz ki muhasır medeniyetler seviyesine yükselmişiz bakmışız bu kadar yükselmek iyi değil geri inmişiz falan. Neyse kıssadan hisse internetimizin süründüğü dilediğimiz sayfalara giremediğimiz bir dünyanın kapılarını bize tanıdık bir isim açıyor, kim mi? E tabi ki google..

Aslına bakılacak olursa birçok paranoyakça düşünce ortaya atılmaya başlandı;
- anaem google her yaptığımızı kayıt altına alıyor,
- lahn google bizi takip ediyor,
- google tüm interneti üzerinden geçirecek,
- google yakında benimde üzerimden geçer,
- google ın arkasında cia var hatta coca-cola var,
- ülkemizin iç işlerini google idare ediyor,

neyse bunlar ve benzerleri çeşitli paranoyakça düşünceler ruhunu sarmış bir çok arkadaşımızın. Peki o zaman siz sevgili okurlarım (: neyse soruyorum şimdi;

- kullandığınız işletim sistemini siz mi yazdınız? Hayır.

- facebook ile fotoğraf paylaşıp, manyak gibi milletin sayfalarına ulan bu ne yapmış diye bakıyormusunuz? Evet.

- kullandığınız dns serverlar hakkında bilginiz var mı kimin üzerinden nereye bağlandığınız hakkında? Hayır.

- aramalarınızın büyük bir çoğunluğunu zaten google ile yapmıyormusunuz? Evet.

- evinizde kurmuş olduğunuz mail server ile mi maillerinizi kontrol ediyorsunuz? Hayır.

- kullandığınız ücretsiz veya ücretli (hotmail,gmail,mynet) mail sağlayınıcınız var mı? Evet.

- bankacılık işlemleriniz için yukarıda ki mailler serverlardan birini mi kullanıyorsunuz? Evet.

ee siz zaten eli kolu kaptırmışsınız (: neyse arkadaşım paranoyak olmanın anlamı yok. Kullan Google Open Dns servisini gerçek ve sansürsüz internetin keyfine var..

nasıl yapılır görmek için yazının devamını okumakta fayda var…

TAMAMINI OKUMAK iCiN TIKLA »

Rize deyince..

Bir Garip KiÅŸisel-LiK Yorum YOK »

Rize deyince aklıma karayemiş gelir, karayemiş deyince de Sevgilim..

erkek böyle sever..

Bir Garip KiÅŸisel-LiK Yorum YOK »

Geçenlerde evde oturma halindeyim, yada sanırım Sevgilim den gelecek bir telefon ile ateşlenmeyi bekliyorum, her neyse. Evde otururken gazete var mı diyerek seslendim anneme, annemde eski gazete var dedi, olsun okunmamış gazete yeni gazetedir mantığı ile okuyordum ki gazeteyi son sayfaya geldim ve oha dedirtecek bir yazı ile karşılaştım. Evet oha dedirtecek bir yazı diyorum da aslında kadın ile erkek arasında ki duygusal ve mantıksal farklılığı ortaya çıkartacak bir yazı, hem hangi kadın böyle sevilmek istemez ki..

İşte Haber bu;

Yeni Zelanda’nın Wanganui kentinde yaÅŸayan Horton Ailesi’nin neÅŸeyle baÅŸlayan otomobil gezintisi trajik bir sonla noktalandı. Vanessa Horton, 13 yaşındaki oÄŸlu  Silva ve onun arkadaşı Robert Palmer’i  gezintiye çıkardı. Ancak Vanessa’nın kullandığı otomobil eve birkaç yüz metre   kala, 10 metrelik uçurumdan Wanganui Nehri’ne düştü. Son anda otomobilden inen Robert, Hortonlar’ın evine koÅŸarak baba Stacey Horton’a haber verdi. Stacey olay yerine geldiÄŸi zaman otomobil çamurlu sulara dik bir ÅŸekilde saplanmıştı. Stacey o  esnada eÅŸi Vanessa’nın çığlığını duydu.  Talihsiz adamın kararını vermek için birkaç saniyesi vardı: Ya karısını ya da oÄŸlunu  kurtaracaktı. Nehre atlayarak karısına   doÄŸru yüzdü. Onu sudan çıkardı. Geri döndüğünde otomobilin içinde nehrin çamurlu suyuna saplanan oÄŸlunu kurtarmak için  artık çok geçti.

http://www.aksam.com.tr/2009/12/02/haber/yasam/2646/oglunu_olume_terk_etti_karisini_kurtardi.html

Evet, adam saniyeler içinde karar verip karısını kurtardı. Peki siz olsanız ne yapardınız, ben olsam ne yapardım diye insanın kendisine sorası geliyor bu hayat haberini okuduktan sonra, hani birkaç saniyede olsa resetliyor insanı. Aslına bakılacak olursa erkekler bu konularda genel olarak eşlerinden yana tavır koyarlar diye düşünmüşümdür hep, bu haberde kahramanımız kadın olsaydı bu başlık eminim ki kocasını bıraktı oğlunu kurtardı olurdu. Aslına bakacak olursak bunu genellememek lazım belki bilemiyeceğim (: sonuç olarak hangi insan böyle sevilmek istemez ki, bunu bilmiyorum ama ben şuan en az bu kadar seviyorum..


1